Follow Me on Pinterest

20 Şubat 2012 Pazartesi

Tavukla imtihanım

Atak evresinde çok şükür üçüncü günümüzü de devirdik, sayın seyirciler. Olayı özetle so far, so good şeklinde tarif edebiliriz. Böylesi etçil bir insan olduğumu, inanın, ben de bilmiyordum. Fakat yine de bugün öyle bir olay yaşadım ki, yemekten soğumam itibariyle rejimin geri kalanını çok kolay geçireceğime dair inancım pekişti. 
Öğlen, Ahmet'in aldığı göğüs tavuğun yağlarını (zaten) inceden bir içim kıyıla kıyıla temizliyordum. Birinciyi bitirince ikinci göğsü elime aldım, etin üstünde kalmış yutakla da işte o anda karşılaştım. Ögg. Tavuğu o dakika elimden attım, sonra her şeyi görülmeyecek şekilde, güzelce paketleyip dolaba atıverdim. Bu saatten sonra o tavuğu kim temizlerse temizlesin. Ben elimi sürmem, anacım. Üzerinde organlarıyla tavuk satan markanın da Allah cezasını versin. Görsel hafızam bugün onarılamayacak bir yara aldı. Zaten tavuk sevmem fakat bu vesileyle toptan yemekten soğudum. Sizleri de iğrendirdiğimi tahmin edebiliyorum. Kusura bakmayın, bazı iğrençlikler insanın içinde tutamayacağı kadar iğrenç olabiliyor.

Şu yazının tek hoş şeyi, görseli.
Bu arada rejimle geçen sürede en çok hangi yemekleri özleyeceğime ve aylar sonra neler yiyeceğime bugünden karar verdim. Spagetti formundaki kırmızı soslu makarna ve kaymaklı dondurma. Bir de sütle kurabiyeyi özlüyorum. Demek ki, benim hayatta yemek namına en sevdiğim şeyler bunlarmış.   

15 yorum:

Deniz dedi ki...

bir salise evvel Koray' a koca kis gecti, bir tane bile portakal yemedim, reva mi bu dedim.

Tavuktan tiksiniyorum ben, uzunca bir zamandir. Boyle bir alti yedi aydir agzima tavuk koymadim ve cok memnunum. Aylardir balik, et, yumurta ve peynirle yasiyorum.

Benim su anda en cok ozledigim sey domatesli makarna, tarhana corbasi, yogurt ve her turlu meyva elbette.

Bi portakal olsa da yesek be. Dukan'da meyva var mi?

alis dedi ki...

Yazdıklarından anladığım kadarıyla şu diyeti 2. günde bırakırmışım onu anladım. Karbonhidrat insanıyım.

Ben de tiksiniyorum tavuktan... Daha doğrusu 3 aylık piliç boyutuna 40 günde getirilen talihsiz fabrika tavuğundan. Bizim kümeste cinayet işleyen veya teşebbüste bulunan dominant horozları babam kesiyor (cezası idam :P), onlardan yiyebiliyorum sadece. Rengi, tadı ve kıvamı bildiğimiz market tavuğundan ziyade ördek etine benziyor, öyle bembeyaz falan değil.

Müge dedi ki...

Deniz,
Dukan'da yoğurt var ama üçüncü evreye kadar (ki benim vereceğim kiloyu düşünürsek kaba bir hesapla o vakit Mayıs'a falan tekabül ediyor) meyve ve karbonhidrat yok. Senin bu rejimde hiç bir aşamada mı meyve yok?

Alis,
karbonhidrat insanı olabilirsin fakat incecik bir karbonhidrat insanısın sen.
Kümeste cinayet/katil horoz olayını açar mısın biraz, nasıl yani?
Hem sonra baban bunları kesip ayıklıyor falan değil mi? Ben boru gördüm fenalaştım, insanlar neler yapıyor. Ananem de böyleydi.

Müge Hestbaek dedi ki...

Çocukluğum bıldırcın dolması yapıp avdan gelen ördekleri yolan, temizleyen, pişiren bir kadınla geçti benim. Hala avdan da hayvanın tüyünün yolunmasından da nefret ederim. KFC'den tiksinirim. Tek yediğim tavuk, temizlenmiş göğüs ve kalça. Kanattı, buttu, kemikli şeylerle işim olmaz. Bir balığı bile tabakta bütün görmeye tahammül edemezken bütün tavuk, hindi, ördek sofrada sadece midemi bulandırıyor.

Yaşadığın büyük travma. Görsel hafıza da ne menem şeydir, unutmak istediklerini unutamazsın bi türlü.

Müge dedi ki...

Aynen katılıyorum.

bokbocesii dedi ki...

Bu hormonlar antibiyotikler içindeki tavukları yiyeceğimize hiç yemeyelim daha iyi. Ben uzun zamandır yemiyorum zaten.Senin durumunda da zarardan çok yarar görüyorum ben.

Bu dukan mukan bana gelmez malesef Mügecim. Varsa yoksa karbonitrat benim dünyam. Bi de ben bu kadar planlı programlı diyet yaparsam her bulduğumu yiyorum, daha beter oluyor.Ama seni heyecanla takip ediyorum.Süpersin

Müge dedi ki...

Sinem,
aslında biz de tavuk sevmiyoruz ama sadece protein yiyebilince araya çeşni arıyor insan. Fakat ben acilen balığa geçiş yaptım dün. Üstelik hissiyatı daha fresh. Ama benim de bütün dünyam karbonhidrattı yav. Yine de, yaza kadar kollarımı inceltemezsem, Kırkpınar'a katılmaya karar verdim artık. O konuya çok takığım, biliyorsun.

bokbocesii dedi ki...

Ahanda bak bana kol deme işte. Tamamen aynı bakıyoruz dünyaya. Pilates hocam haftada 3 gün 100er şınav çektiriyor bana. Yaza kadar ya düğün öncesinden de zayıf ve güzel kollarım olacak ya da pehlivansporda forvet oynıcam.

Kol çok önemli. Bizi yetiştirirken nerede hata yaptılar acaba ? :)

neslihan dedi ki...

Meyve olarak Goji berry diye bir şey serbestti sanki. Yağsız yoğurtla hiç fena olmuyordu.Bir de splenda diyorum.Abidik gubidik Dukan tatlıları(!) için. Bana da kilo verdiren tek diyetti, hamileliğe hazır hale geldim sayesinde. Başarılar diliyorum size:)

Müge dedi ki...

Neslihan Hanım,
şu rejim için birkaç sebebim var, biri de sizinkiyle aynı. Yorumunuz beni sevindirdi. Yalnız bu Goji berry'yi nereden bulacağız?

alis dedi ki...

Goji berry bizim bahçede deli gibi var, babam fide yetiştiriyor. Ama mevsimi değil o yüzden şu an yok. Anca kurusunu bulursun belki bir yerlerden.

Katil horoz olayına gelirsek, bir kümeste birden fazla horoz olmaz denir, duymuşsundur belki. Ama illa çıkıyor işte birkaç tane. Biz de de cins cins, gösterişli kuyruklu, tablo gibi güzel renklere sahip horozlar vardı. Fakat beyinleri testesterona boğulmuş bu kabadayılar masum (dişi)tavuklara saldırıyorlar zaman zaman. Bir defasında bir tavuğu kümeste öldürülüp bütün tüyleri yolunmuş olarak buldu babam. Şu güzel ama ezik horoz ( http://blog.meyvelitepe.org/wp-content/uploads/2011/12/tepeli.jpg ) sonradan geldiği için korkudan kümesin üst katından çıkamıyor, aç kalıyordu, bir gün diğer horozlar üst katı basıp bunu kan revan içinde kalana dek patakladılar. İşte kümesin genel huzurunu sağlamak adına mecburen horozlarda eksiltme yapmak gerekti. Babam kesiyor, yoluyor, ayıklıyor.

Ben kesme kısmını yapamam ama ayıklamaktan hiç iğrenmem :) Hayvanın kendi organlarından ziyade sanki o bir zamanlar bir canlı değilmiş gibi paketten çıkması daha itici geliyor bana. Yiyeceğimize yabancılaştırdılar bizi. Jamie Oliver Amerika'da okulları ziyaret ettiğinde çocuklar chicken nugget'ın tavuk diye bir hayvandan geldiğini bilmiyorlardı mesela. Veya patates kızarmasının patates diye bir sebzeden geldiğini. Göründüğünden daha vahim bence bu kutudan çıkan şeyle beslenmeye alışmak.

Müge dedi ki...

Vay anasını, Horror in the Coop resmen! Horozlarınız da cins galiba, öyle bildiğimiz horozlara benzemiyor. Süslü bir şey o fotoğraftaki.
Son paragrafta sana hak veriyorum ama ben yapamıyorum. :(

neslihan dedi ki...

Müge Hanım,

hayırlısı diyelim o zaman:)) Bende 2 paket kuru goji berry var. Aktarın birinde umulmadık biçimde bulunca paket paket toplamıştım. Bunları devredecek bir Dukancı arıyorum.Adres iletirseniz göndereyim size. neslihanocalan@yahoo.com.tr. Balık tutmayı öğretemedim ama balık verebilirim:)

Müge dedi ki...

Neslihan Hanım,
annem o dalgayı Bostancı'da bulmuş, hafta sonu bana verecek. Ama size çok teşekkür ederim, çok iyi kalplisiniz. :) Sevgiler.

merlin dedi ki...

butun su anda istedigin yiyeceklerin karbonhidrat olmasi tabi ki dukan diyetinde hic sasirtici degil :) ama karbonhidrat candir.